Lahit Çeşitleri

  • la5la5
  • la2la2
  • LA7LA7
  • la3la3
  • la1la1
  • LA8LA8
  • LA9LA9
  • la6la6
  • la4la4

Lahit(Lahd): Tahta, tas (mermer), kuriun ya da pişmiş topraktan yapılan, içine ölünün yerleştirildiği özel sanduka.

İlk zamanlarda yakılan ölülerin küllerinin saklandığı bir şey olarak kullanılan lahit’ler, sonradan birer mezar olarak kullanılmaya başlanmıştır. Lahitlerin birer oda veya küçük ev biçiminde yapılması, ölülerin öbür dünyada yaşayacakları inancından gelir. Mısır’da bulunan lahitler, ölü evi türünün ilk örnekleri sayılır.

Lykia lahitleri de, ölü evi biçiminde yapılan lahitlerin en eski örnekleri arasında yer alır. Bu lahitlerin, kubbe biçimi kapakları, ev cephesini andıran yanlarında kapı ve pencere boşlukları vardır. Bu tür lahitler Lykia’da M.Ö. VI. yy.dan imparatorluk devrine kadar gelir. Sayda’dan (Eski Sidon) getirilerek İstanbul Arkeoloji müzesine konan Lykia lahti bu türdendir. İkinci türden lahitler hareon tipindedir. Bu türün en açık örneği Helenistik çağ eserlerinden İstanbul Arkeoloji müzesindeki, ağlayan kadınlar lahitidir.

Kline lahitleri, daha çok ölünün odasındaki yemek masası veya yatağı durumundadır. Etruria’da bulunan bir türe girer. Genellikle nis içinde duran bu lahitlerin iç tarafları süslüdür. IV.-III. yy. lahitleri yemek sofrasını andırır. Kline türünden olan lahitler Frigya ve Paphlagonia’da görülür. Zengin boyalı klineler daha çok Lydia’da bulunur.

İmparator Adrianus devrinden kalma kabartmalı anıtsal lahitler vardır. Bunların çoğunda yalnız görünen cephe, kabartmalarla donatılmıştır. Asya tipi lahitlerin kapakları birer yatağı andırır. Üzerinde kari koca tasvirleri görülür. Bu tasvirlerde erkek, elini karisinin omzuna koymuş durumdadır. Başka bir lahit türü de Girlandli lahitlerde, ortaya çıkar. Bu tür lahitlerin M.S. I. yy.da Anadolu’da geliştiği, sonradan Mısır, Suriye, Yunanistan ve Roma’ya yayıldığı ileri sürülür. Bu lahitlerin en gelişmiş örnekleri, köselerinde bukranion (öküz kafası) tarafından taşınan girlandlarla süslü olanlarıdır. Bu biçimin sunaklardan alınarak lahitlere uygulandığı sanılır.

Girlandli lahitler önceleri natüralist bir üslûpta yapılırdı. Sonraları bu süslemeler, belli ve değişmez nitelik kazanarak, üslûplaştı. Bunların da kaynağı Anadolu’dur; bu lahitlerin belli başlı özellikleri semardan biçimli kapaklarında görülür. Kısa yanlarında üçgen birer alınlık vardır. Alınlıklarında genellikle medusa başı ve rozas (gül bezek, yıldız bezek) tasvirleri yer alır.